• 8 Haziran 2022
  • admin
  • 0

İklim değişikliği, çevresel konular dahil hayatın birçok alanında olumsuz etkilerini hissettirmektedir. Avrupa Birliği (AB); bu konuda aksiyon alan öncü siyasi yapılardan biridir. Bununla beraber, sürdürülebilirlik konularında da öncü olarak tarihin en büyük katılımıyla imzalanan Paris İklim Anlaşması’na yasal bir boyut kazandırmak amacıyla da somut adımlar atan ilk yapı olmuştur. 19 Kasım 2019 tarihinde AB, iklim değişikliği bağlamındaki hassasiyetini bir adım ileri taşıyarak Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı (AYM) kamuoyuna duyurmuştur.

“Yeşil Dönüşüm Stratejisi” olarak da adlandırılan bu doküman AB’nin 2050 yılına kadar net sera gazı emisyonlarının sıfırlanması, ekonomik büyümenin kaynak kullanımından ayrılması, kimsenin ve hiçbir bölgenin geride bırakılmaması temel hedeflerini içeren yeni bir ekonomik büyüme stratejisidir. AYM hedefleri kapsamında atılacak adımlar 8 politika alanı altında gruplandırılmıştır.

  • 2030 ve 2050 iklim hedefini yükseltmek
  • Temiz, ulaşılabilir ve güvenilir enerji sağlamak
  • Temiz ve döngüsel ekonomi için sanayiyi mobilize etmek
  • Enerji ve kaynak verimli inşaat ve renovasyonu gerçekleştirmek
  • ‘tarladan sofraya’ adil, sağlıklı ve çevre dostu gıda sistemleri geliştirmek
  • Ekosistemleri ve biyoçeşitliliği korumak ve yenilemek
  • Temiz çevre için sıfır kirlilik hedefine yönelmek
  • Sürdürülebilir ve akıllı ulaşıma geçişi hızlandırmak

Finansman

AB, önümüzdeki 10 yıl içinde AB bütçesi aracılığıyla en az 1 trilyon Euro değerinde sürdürülebilir yatırımı hayata geçirmeyi taahhüt etmektedir. Avrupa Yeşil Mutabakatı Yatırım Planı’nın üç ana hedefi bulunmaktadır.

  • Hazırlanan planın geçiş için finansmanı artırmak,
  • Sürdürülebilir yatırımları kolaylaştıracak adımlar atmak,
  • Sürdürülebilir projelerin belirlenmesi, yapılandırılması ve yürütülmesinde destek vermektir.

İklim Hedefi

İklim Hedefi ile Avrupa Komisyonu, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını en az %55 oranında azaltmayı amaçlamaktadır. Bu hedef aynı zamanda Avrupa’yı 2050 yılında karbon nötr olma konusunda da sorumlu kılmaktadır.

İklim Hedefi kapsamında ele alınan öncelikler;

  • 2050 yılına kadar iklim nötr olunması için optimum yolun saptanması,
  • Sera gazı emisyonlarının azaltılması,
  • Küresel sıcaklık artışını 1,5°C’de sınırlı tutmak.

Karbon Fiyatlandırması

Karbon fiyatlandırması için emisyon ticaret sistemi (ETS) ve sınırda karbon vergisi olmak üzere iki tür piyasa aracı bulunmaktadır. Hem ETS hem de karbon vergisi; sera gazı emisyonlarını azaltırken, sürdürülebilirlik konulu kamu harcamalarını desteklemek için kullanılacak bir fon yaratmayı amaçlamaktadır.

Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)

AB’nin sera gazı emisyonlarını azaltmak için ortaya koyduğu aksiyonların en önemlisi emisyon ticaret sistemidir. ETS kapsamında yer alan sektörler aşağıda belirtilmiş olup bu sektörlerde faaliyet gösteren tesislerden kaynaklanan sera gazı emisyonu için üst sınır değerler belirlenmektedir. Üst sınır değer üzerine çıkan tesisler, oluşturdukları fazla emisyon için ekstra karbon kredisi edinmelidir. Sınır değerin altında olan tesisler ise karbon kredisi satışı yapabilmektedir. Böylece, kirleten tesis para öderken temiz üretim yapan tesisler sürdürülebilirlik konusunda yatırım yapabilmek için bütçesini artırabilmektedir.

  • Elektrik ve ısı üretimi (CO2)
  • Petrol rafinerileri, demir çelik, alüminyum, metal, çimento, kireç, cam, seramik, kâğıt hamuru, kağıt, karton, asit ve dökme organik kimyasalların üretimi dahil enerji yoğun endüstri sektörleri (CO2)
  • Ticari havacılık (CO2)
  • Nitrik asit, adipik asit ve glioksilik asit ve glioksal üretimi (N2O)
  • Alüminyum üretimi (Perflorokarbonlar, PFC’ler)

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması

Mart 2021’de Avrupa Parlamentosu tarafından yayımlanan “DTÖ ile Uyumlu Sınırda Karbon Düzenlemesine Yönelik Parlamento Kararı” ile SKDM’nin 2023 yılında uygulanmaya başlanacağı ve DTÖ kurallarına uygun bir şekilde ele alınacağı bildirilmiş olup 14 Temmuz 2021 tarihinde ise SKDM’nin yasal dayanağını oluşturacak yasal düzenleme teklifi açıklanmıştır. Düzenleme, karbon kaçağı riski en yüksek görülen demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve elektrik alanlarında SKDM uygulanmasını önermektedir.

Döngüsel Ekonomi ve Yeşil Mutabakat

Avrupa Birliği’nde sanayi ve ticari faaliyetler sonucu her yıl 2,5 milyar ton atık oluşmakta olup buna ek olarak kişi başına 500 kg katı atık üretimi de eklenince oluşan atıkların ekonomiye kazandırılma ihtiyacı büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle AB içerisinde uygulanmak üzere atık hiyerarşisi belirlenmiştir. Bu hiyerarşi aşağıda belirtildiği gibidir.

Sürdürülebilir ürün politikasını hayata geçirmenin ve bununla ilgili mevzuat yayımlamanın atık önleme konusunda büyük rol oynayacağı düşünülmektedir. Buna ek olarak, AB Komisyonu tarafından yayımlanan atık konulu direktifleri geliştirmek, güçlendirmek ve daha iyi uygulamak hedefler arasındadır.

Temiz, Erişilebilir ve Güvenilir Enerji

AB’nin 2021 yılından 2030 yılına kadar olan dönem için AB çapında hedefleri ve politika hedeflerinin yer aldığı 2030 iklim ve enerji çerçevesi bulunmaktadır. AB’nin 2030 iklim ve enerji çerçevesinde sera gazı emisyonlarını 1990 yılına kıyasla en az %40 azaltma, yenilenebilir enerji payının en az %32 paya sahip olması ve enerji verimliliğinin en az %32,5 oranında iyileştirilmesi hedefleri yer almaktadır.17 AB’nin enerji alanındaki başlıca hedefleri aşağıda sıralanmaktadır:

  • Tüm enerji sistemlerini enterkonnekte sisteme bağlamak
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarını şebekelere entegre etmek
  • Yenilikçi teknolojileri ve modern altyapıyı teşvik etmek
  • Ürünlerin eko tasarım özelliğini ve enerji verimliliğini artırmak
  • Gaz sektörünü karbondan arındırmak
  • Sektörler arasında akıllı entegrasyonu teşvik etmek
  • Enerji bakımından fakir olan AB üyesi devletlere yardımcı olmak
  • AB enerji standartları ve teknolojilerini küresel düzeyde teşvik etmek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.